bildirim ikonu
Ana içeriğin başı

ster elit bir uluslararası turnuva söz konusu olsun, isterse yerel ve amatör bir spor dalı olsun fark etmez; spor ile hava koşulları, mevsimler içinde hava durumunun seyri her daim ilişki içinde oldu. Ancak iklim değişikliği nedeniyle yükselen sıcaklıklar, aşırı hava olayları ve değişen çevresel koşullar, nasıl oynandığından nasıl organize edildiğine ve sürdürüldüğüne kadar küresel spor dünyasını derinden etkilemekle kalmıyor, artık yeniden şekillendirmeye de başlıyor. İklim değişikliği hızlandıkça sporun doğası gereği sırtını dayadığı istikrar ortadan kalkıyor.

Öyle ki sadece bu yılın ilk altı ayında bile iklim değişikliğinden etkilenen spor dalları ya da turnuvalara dair birçok haber, söz konusu krizi daha görünür hale getiriyor. Örneğin daha geçen ay Paris’te düzenlenen Roland Garros tenis turnuvası sırasındaki bir maçta Çek raket Jakub Mensik 5 setlik maç sonrası korta yığıldı. Turnuva sırasında hava sıcaklığı Mayıs ayı olmasına rağmen 32 derecelere ulaştı. Hatta Mensik bu koşullarda maç yapmayı “delilik” olarak nitelendirdi. 18 Ocak-1 Şubat arasında Melbourne’de düzenlenen Avustralya Açık’ta ise sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkması nedeniyle aşırı hava olayı protokolü uygulandı ve dış kortlardaki maçlar durduruldu, ana kortların çatıları kapandı ve bazı karşılaşmalar kapalı ortamda devam etti. Yine Mart ayında düzenlenen 2026 Los Angeles Maratonu öncesinde de koşuculara tehlikeli sıcaklıklar nedeniyle “18. milde yarışı bitirebilirsiniz” denildi.

 

Kış Oyunları Son Derece Kırılgan Durumda

Aşırı sıcaklıklardan en çok etkilenen sporlardan biri de bisiklet. 1903 yılından bu yana düzenlenen meşhur Tour de France bisiklet yarışı normalde Temmuz ayı içinde düzenlenirken, sıcaklık artışı nedeniyle bu gelenek değiştirilerek yarışı daha serin bir aya kaydırma ihtimali konuşuluyor.

Şubat ayında Kuzey İtalya’da düzenlenen Kış Olimpiyatları’na da iklim krizi damgasını vurdu. Oyunlar boyunca kayakçılar geçmişe göre çok daha fazla yapay kar üzerinde yarıştı. Nitekim kıta genelinde kar kalınlığı her 10 yılda yaklaşık %12 azalıyor. Sadece İtalya’da 2025’e kadar 265 kayak istasyonu kapandı.

Yılın başında Dünya Ekonomik Forumu’nun yayımladığı “İnsanlar ve Gezegen İçin Spor” adlı rapor da durumu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Rapora göre, iklim krizi nedeniyle Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapabilecek ülke sayısı giderek azalacak ve 2040 itibarıyla Kış Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’na yalnızca 10 ülke ev sahipliği yapabilecek.

 

Sporcular Fazlasıyla Endişeliler

İklim değişikliğinin spor üzerindeki etkisi 2026’nın ilk 6 ayında birçok kez karşımıza çıkarken, yine Haziran ayı içinde düzenlenecek Futbol Dünya Kupası maçları için de bir uyarı yapıldı. Yeni bir analize göre Kanada, Meksika ve ABD’nin ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası sırasındaki maçların üçte birinin iklim değişikliğine bağlı olarak kavurucu sıcaklık ve yüksek nem koşullarında oynanacağı hatırlatıldı ve mevcut stadyumların da bu iklim koşullarına uygun olmadığına dikkat çekildi.

Sporcular da iklim değişikliğinin neden olduğu zorlukların farkında. 2023 yılında Budapeşte’de düzenlenen Dünya Atletizm Şampiyonası’nda 400 sporcuyla yapılan bir anket çalışmasında, atletlerin üçte birinin iklim değişikliğinden doğrudan etkilendiğini ortaya koydu. Sporcuların %77’si iklim krizi, %83’ü ise hava kirliliği konusunda “çok endişeli” veya “son derece endişeli” olduklarını söyledi. Yine sporcuların %90’ı Dünya Atletizm Federasyonu'nun daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesinde önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti.

Nitekim uzun süre yüksek sıcaklıkta antrenman yapmak ve yarışmak; sıcak çarpması, susuz kalma ve kardiyovasküler stres risklerini artırırken, kötü hava kalitesi solunum fonksiyonlarını ve toparlanmayı olumsuz etkiliyor. Özellikle atletizm, futbol, tenis ve bisiklet gibi açık hava sporları daha yüksek fizyolojik yük altına girmeye başlarken, bu da performans sonuçlarını değiştiriyor ve sağlık sorunları nedeniyle yarışmalardan çekilmeleri artırıyor. Ayrıca etkinlik iptalleriyle ilgili belirsizlik ve uzun vadeli sağlık kaygıları gibi psikolojik baskılar da sporcular için ek bir yük oluşturuyor.

 

Acilen Uyum Planları Hazırlanmalı

Bütün bu gerçekler ortadayken iklim değişikliğinin sonuçlarını öngörebilen ve sporun yeni koşullara uyumunu gözeten yeni politikalar geliştirmenin ne kadar elzem olduğu ortada. Bu türden politikalar vasıtasıyla, hem iklim değişikliğinin spor üzerindeki etkileri hem de spor faaliyetlerinin çevre ve iklim üzerindeki etkileri sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilir. Paris İklim Anlaşması hedefleriyle uyumlu senaryolar geliştirmek, bunun için düzenli analizler yaparak uygun öneriler geliştirip önlemler almak şart görünüyor.

Günümüzde spor faaliyetlerinin ve performanslarının insan hayatı pahasına gerçekleştirilmesi giderek daha kabul edilemez hale geliyor. Dolayısıyla sporun iklim değişikliğine uyumuna yönelik olarak ulusal uyum planlarını acilen hazırlamak gerekiyor. Bu planlar kapsamında daha fazla kapalı tesis kullanmak, yarışların ve müsabakaların takvimlerini mevsimlere göre yeniden düzenlemek, gece ve sabahın erken saatlerinde etkinlikleri yaygınlaştırmak kaçınılmaz bir hal alacak. Yanı sıra sporcuların sıcaklık toleranslarına yönelik sağlık takibinin de daha fazla önem kazanacağını söyleyebiliriz

Bir yandan da spor tesislerini iklime daha dayanıklı şekilde tasarlamak da çok daha fazla önem kazanacak. Burada hiç şüphesiz spor kuruluşlarına büyük görevler düşüyor. Bu kuruluşlar etkinlikleri yeniden planlamaktan, sürdürülebilir altyapı kurmaya ve aynı anda karbon emisyonlarını azaltmaya kadar her türlü önlemi şimdiden almak zorunda.

İyi haber ise iklim değişikliğinin ve çevresel sorunların yaşamlarımız üzerinde etkilerine dair giderek artan bir farkındalık içinde bir değişim sürecinden geçiyor oluşumuz. Bu durum sadece günlük yaşamda değil, aynı zamanda sporcular, taraftarlar, tüketiciler, markalar, kurumlar, organizasyonlar ve hükümetler için de geçerli. Dolayısıyla iklim etkileri arttıkça yaşamımızın her alanında olduğu gibi spor dünyası da bir yol ayrımında. Yani spor da ya artan ertelemelerle ve kesintilerle “her zamanki gibi” devam edecek ya da dayanıklılık ve sürdürülebilirlik konusunda bir dönüşümün parçası olacak. Ezcümle, bugünden itibaren alınacak kararlar, sporun gelecek nesiller için sürdürülebilir, adil ve ilham verici bir faaliyet olup olmayacağını fazlasıyla belirleyecek.

Tarih: 15 Haziran 2026