bildirim ikonu
Ana içeriğin başı

Avrupa’nın ve ülkemizin sıcak havalarla kavrulduğu günlerden geçerken, yeni bir araştırma, aşırı sıcaklar nedeniyle ölümlerin çoğundan iklim krizinin sorumlu olduğunu ortaya koyuyor. Aşırı hava olaylarının iklim değişikliğiyle bağlantısını araştıran ve uluslararası bilim insanlarından oluşan Dünya Hava Durumu Grubu’nun (World Weather Attribution) yeni yayımladığı araştırma, 23 Haziran ile 2 Temmuz 2025 tarihleri arasında Avrupa genelinde sıcaklıkların yükselmesiyle, 12 büyük şehirde yüksek sıcaklık nedeniyle 2300 kişinin hayatını kaybettiğini tahmin ediyor. Araştırma bu ölümlerin 1500’ünü, gezegeni ısıtan ve aşırı hava olaylarını daha da kötüleştiren iklim krizine bağlıyor.

Hemen hemen her gün buna benzer araştırmalar onlarca kanıt sunarken, enerjide yeşil dönüşümün ne kadar elzem olduğu ve daha hızlı gerçekleşmesi gerekliliği apaçık ortada. Evet, yenilenebilir enerjinin payı küresel çapta her geçen gün artıyor ancak süregiden enerji dönüşümünde, güneş, rüzgar ve hidroelektrik gibi çeşitli enerji kaynaklarının akıllı depolama sistemleriyle entegrasyonu da giderek daha kritik hale geliyor. Bu nedenle mevcut enerji altyapısının ortak kullanımı, şebeke kapasitesinin en üst düzeye çıkarılmasına ve maliyetlerin düşürülmesine yardımcı olabilir.

Dahası, bu sistemler akıllı depolama çözümleriyle birleştirildiğinde, elektrik üretiminin talep ile eşleştirilmesi sağlanabiliyor ve özellikle yenilenebilir kaynakların en çok üretim yaptığı zamanlarda ortaya çıkan arz fazlasının önüne geçilebiliyor. Ancak yeterli şebeke bağlantı noktalarının olmaması, yeni sistemlerin devreye alınmasını engelliyor. Ayrıca, bir tek enerji kaynağı tarafından işgal edilen şebeke bağlantı noktaları, bu tür kaynakların doğası gereği dalgalı üretim yapması nedeniyle tam kapasite kullanılamamasına da yol açabiliyor.

Kesintisiz Enerji İçin Birebir

Tüm bu sorunların üstesinden gelmenin en etkili yollarından biri ise hibrit enerji santralleri. Birden fazla enerji kaynağını birleştiren ve yenilenebilir enerjide adeta bir devrim niteliğinde olan bu santrallerde, genellikle güneş enerjisi birincil kaynak olurken, yine genelde rüzgar, biyokütle, hidroelektrik gibi başka kaynaklar destek sunuyor. Böylece örneğin yaz aylarında güneş panelleri daha fazla elektrik üretirken, kışın rüzgar enerjisi öne çıkıyor. Güneş ve hidroelektrik enerjinin birlikte kullanıldığı uygulamalar da artış gösteriyor.

Hibrit güneş santralleri batarya depolama sistemleriyle birlikte kullanıldığında, üretilen elektrik şebekeye ancak ihtiyaç duyulduğunda veya şebeke istikrarı için gerekli olduğunda veriliyor. Güneş enerjisi ve batarya depolama sistemlerini birleştiren hibrit santraller, ekonomik açıdan da avantajlı çünkü bu sistemler, gazlı santrallere kıyasla daha düşük maliyetle en yüksek talebi karşılayabilecek hale geliyor.

Üstelik hibrit güneş santralleri, göller, su rezervuarları ve deniz gibi su yüzeylerine yerleştirildiğinde, hem alan kullanımından tasarruf edilmesini, hem de panellerin doğal olarak soğutulmasını sağlayarak daha da verimli bir hal alabiliyor.

Gün Geçtikçe Popülerleşiyor  

Hibrit güneş santrallerinin başlangıç maliyetleri daha fazla olsa da, uzun vadede çok büyük avantajlara sahipler. Bu hibrit sistemler, hem güneş panelinden, hem bataryalardan, hem de şebekeden enerji alabilme yeteneğiyle daha güvenilir enerji sağlayabiliyor. Bir yandan şebekeye olan bağımlılığı azaltırken, bir yandan da fazla enerjiyi geri satarak elektrik faturalarının düşmesini de sağlayabiliyor. Çevre dostu bu santraller, düşük bakım maliyetleri, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaları, kesintisiz enerji temini sağlayabilmeleri ve düşük bakım maliyetleriyle öne çıkıyorlar.

Hibrit sistemlerin en büyük avantajlarından biri de ihtiyaçlarınıza göre bu sistemi kolayca büyütülebilmeniz. Daha fazla güneş paneli ya da rüzgar türbini ekleyerek sistemin zamanla değişen enerji gereksinimlerine uyum sağlamasını mümkün kılabiliyorsunuz. Özellikle uzak bölgelerde veya şebekenin dengesiz olduğu alanlarda yaşayan ya da üretim yapanlar için dışa bağımlılığı azaltmak açısından da büyük avantajlara sahip.

Hibrit güneş santrallerine yönelik talebin artışında hükümetlerin sağladığı teşvikler de önemli rol oynuyor. Birçok ülke, güneş enerjisinin benimsenmesini teşvik etmek amacıyla sübvansiyonlar, vergi indirimleri ve alım garantileri gibi destekleyici politikalar uyguluyor. Yanı sıra teknolojideki gelişmeler, ürün yenilikleri, artan verimlilik, yapay zeka ile kontrol gibi özellikler sayesinde daha geniş bir kullanıcı kitlesi ediniyor.

Türkiye’de Hibrit Güneş Potansiyeli 8 GW Seviyesinde

Hibrit enerji santrallerinin kurulumu ve mevcut santrallerin hibrite dönüştürülmesi, 2020’de yapılan düzenlemeyle, Türkiye’de de mümkün hale geldi. 200’den fazla ülke için aylık ve yıllık elektrik üretim ve metan emisyonu verisi sağlayan bir düşünce kuruluşu olan Ember’ın son verilerine göre, 2024 yılında devrede olan hibrit sistemler, 25 rüzgar ve hidroelektrik santraline %14 ek üretim katkısı sağladı. Yine Türkiye’de hibrit güneş santrallerinin üretime sağladıkları katkı sayesinde, bağlı oldukları birincil kaynakların mevcut bağlantı kapasite faktörü ortalama 5 puan artarak %32’ye yükseldi. Ayrıca Türkiye’de özel sektöre ait rüzgar ve hidroelektrik santrallerindeki hibrit güneş potansiyeli 8 GW seviyesinde tahmin edilirken, elektrik fiyatları ile kredi faiz oranlarının daha elverişli olduğu senaryolarda ise bu potansiyel 25,6 GW’a kadar çıkabiliyor. Üstelik Türkiye’nin 2035 yılına kadar 53 GW güneş kurulu kapasite hedefini düşündüğümüzde, hibrit sitemlerin bu hedeflere ulaşmayı oldukça kolaylaştıracağı da aşikâr gibi.

Dolayısıyla hem Türkiye’de hem de küresel anlamda enerji dönüşümünü verimli bir şekilde hızlandırmaya yönelik müthiş bir fırsat duruyor karşımızda. Öncelikle bu sistemlerin önündeki yasal engelleri yeni düzenlemelerle bir an önce aşmak gerekiyor. Hibrit sistemlere ait net yasal altyapılar geliştirmek, lisans ve izin süreçlerinin önünü açmak; tarım, su yönetimi, enerji ve çevre gibi başlıkların kesişim alanlarını düzenlemek ise oldukça önemli. Hibrit güneş sistemlerinin kapasitesinin artırılması tüm gezegene fayda sağlayacak.  

 Tarih: 18 Temmuz 2025