bildirim ikonu
Ana içeriğin başı

İklim Değişikliğinin Görünmeyen Yüzü: Beklenmedik Sonuçlar

Küresel ısınmanın tetiklediği iklim değişikliği, gezegenimizde giderek artan bir şekilde etkisini gösteriyor. İklim değişikliği çevresel sorunların yanı sıra, toplumsal, ekonomik ve sağlık alanlarında da önemli sonuçlar doğuruyor. Genellikle eriyen buzullar, yükselen deniz seviyeleri ve aşırı hava olaylarıyla ilişkilendirilen iklim değişikliği, aslında yaşamımızın birçok farklı yönünü beklenmedik şekillerde etkiliyor. 

İklim değişikliği nedir? 

Bunları ele almadan önce, iklim değişikliğinin tanımına bir göz atalım. İklim değişikliği, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne göre "karşılaştırılabilir zaman dilimlerinde gözlenen doğal iklim değişikliğine ek olarak, doğrudan veya dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan faaliyetleri sonucunda iklimde oluşan değişiklik" olarak tanımlanıyor. Özellikle sanayi devrimi sonrası fosil yakıt kullanımı, ormansızlaşma ve endüstriyel faaliyetler gibi insan kaynaklı etmenler, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonunu artırarak küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine neden oluyor. 

İşin görünen kısmı böyle. Bir de görünmeyen kısmı var. Bu blog yazımızda iklim değişikliğinin az bilinen veya hiç bilinmeyen etkilerine göz atacağız. 

Eko-kaygı giderek yaygınlaşıyor

İklim değişikliği, gezegenimize verdiği zararın yanı sıra ruh sağlığımızı da olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi ruhsal sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle "eko-kaygı" olarak adlandırılan ve iklim değişikliğinin mevcut veya gelecekteki etkilerinden duyulan korku, giderek yaygınlaşıyor. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) bu durumu "çevresel kıyametin kronik korkusu" olarak tanımlıyor. 

İklim değişikliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkisi, özellikle gençler arasında daha belirgin bir şekilde görülüyor. 2021 yılında 16 ila 25 yaş arası 10 bin kişiyle yapılan bir küresel ankette, katılımcıların dörtte üçü dünyanın geleceğinden endişe duyduğunu, yarısından fazlası ise insanlığın yok olacağına inandığını belirtti. Bu raporun ortak yazarlarından biri olan ve Ohio'daki Wooster Koleji'nde psikolog olarak görev yapan Susan Clayton, gençler arasında geleceğe dair gerçek bir karamsarlık hakim olduğunu ve bunun sadece korkutucu değil, aynı zamanda motivasyon kırıcı olduğunu vurguluyor. 

Gelecek kaygısı, bazı çiftlerin çocuk sahibi olma planlarını ertelemelerine veya tamamen vazgeçmelerine bile yol açıyor. 2018 yılında 20 ila 45 yaş arasındaki Amerikalı erkek ve kadınlar arasında yapılan bir ankette, katılımcıların üçte biri iklim değişikliği endişeleri nedeniyle daha az çocuk sahibi olmayı tercih ettiklerini ifade ediyor. 

İklim değişikliği uzun soluklu travmaları tetikliyor

İklim değişikliğinin insanları ruhsal olarak etkilemesi sadece “eko-kaygı” değil başka sorunlara da yol açıyor. İklim değişikliğinin sonuçlarından bir diğeri de “İklim Travması” olarak adlandırılıyor. İklim değişikliği, kasırgalar, orman yangınları ve seller gibi afetlerin daha sık ve şiddetli yaşanmasına neden olarak insanlarda "iklim travması" yaratıyor. Sidney Üniversitesi'nden İklim Değişikliği ve Ruh Sağlığı Profesörü Helen Berry, bu afetlere maruz kalan kişilerde genel psikolojik sıkıntıların arttığını ve özellikle evlerini kaybedenler gibi ciddi kayıplar yaşayanlarda ruh sağlığı risklerinin çok yüksek olduğunu belirtiyor. İklim değişikliğinin tetiklediği afetler, çocuklar üzerinde uzun vadeli travmalara yol açarken, yoksul ülkelerdeki dezavantajlı grupları daha da savunmasız hale getiriyor ve gençlerde umutsuzluk duygularını artırıyor.

Yüksek sıcaklıklar şiddete eğilimi artırıyor 

Yüksek sıcaklıklar, insanları rahatsız ederek şiddet, alkol bağımlılığı gibi olumsuz davranışları tetikleyebiliyor. İklim değişikliği ile birlikte sıcak hava dalgalarının daha sık ve şiddetli hale gelmesi, bu sorunları daha da kötü hale getiriyor. Özellikle kentsel alanlarda yaşayan düşük gelirli ve kaynaklara erişimi sınırlı olan kişiler, aşırı sıcağa maruz kalma ve olumsuz etkilerinden daha fazla etkileniyor.

İklim değişikliği, insanların yaşadıkları çevreyi tanınmaz hale getirerek "solastalji" adı verilen yeni bir keder türüne yol açıyor. Bu durum, kişilerin evlerini terk etmeden vatan hasreti çekmeleri olarak tanımlanabilir. Özellikle Kanada'nın İnuit topluluğu gibi avcılık ve balıkçılıkla geçinen yerli halklar, iklim değişikliğinin neden olduğu çevresel değişimler nedeniyle ruhsal ve duygusal sağlık sorunları yaşıyor.

Uykusuzluk, kötüleşen alerjiler, düşük doğurganlık 

İklim değişikliği, insan sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir faktör. Artan sıcaklıklar, uyku düzenimizi bozarak uykusuzluğa ve beraberinde gelen sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca, alerji mevsimlerinin uzaması ve polen seviyelerinin artması, alerjik hastalıkları olan kişiler için daha zorlu bir yaşam anlamına gelir. Yüksek sıcaklıklar, doğurganlığı da olumsuz etkileyerek doğum oranlarında düşüşe neden olabilir. İklim değişikliğinin etkileri sadece bunlarla sınırlı değil. Ekosistemlerdeki değişiklikler, sivrisinek ve fare gibi hastalık taşıyıcılarının yeni bölgelere yayılmasına ve daha önce görülmemiş salgınların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Bu durum, bağışıklığı olmayan topluluklar için yıkıcı sonuçlar doğurabilir.

Ekosistemi tehlikeye atıyor 

İklim değişikliğinin etkileri sadece hava olaylarıyla sınırlı değil. Aynı zamanda gezegenimizdeki canlı yaşamı da çeşitli şekillerde etkiliyor. Örneğin, atmosferdeki karbondioksit artışı ağaçların daha hızlı büyümesine neden oluyor. Ve bunun sonucunda ağaçlar daha kolay kırılıyor. Sıcaklık artışları Alp dağlarındaki keçilerin boyutlarının küçülmesine ve sayılarının azalmasına da sebep oluyor.

İklim değişikliği aynı zamanda yıldırım düşmelerinin sıklaşmasına ve buzulların erimesiyle volkanik patlamaların artmasına da neden olabiliyor. Bu değişiklikler, hem insanlar hem de hayvanlar için çeşitli zorluklar ortaya koyuyor ve iklim değişikliğinin karmaşık etkilerini gözler önüne seriyor.

Günlük yaşamımızı olumsuz etkiliyor 

Olumsuz hava koşullarının günlük yaşantımıza dolaylı olarak etkisi büyük. Örneğin, uçak seyahatlerimizde zaman zaman karşılaştığımız türbülans gibi. Türbülans, atmosferdeki basınç ve sıcaklık farklılıklarından kaynaklanır ve hava akımları arasında oluşan düzensizlikler nedeniyle meydana gelir. Jet akımları da türbülansın önemli nedenlerinden biridir. İklim değişikliği, son 40 yılda jet akımlarından kaynaklanan türbülansların iki katına çıkmasına yol açıyor. Türbülanslar uçuş güvenliğini doğrudan tehlikeye atmasa da yolcuların rahatsızlık yaşamasına ve yaralanmalarına sebep olabiliyor. 

İklim değişikliği, sadece uçuşlarda türbülans artışına yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda hayvan davranışlarından kahve üretimine kadar birçok yerde de  etkisini gösteriyor. Sıcak havaların köpeklerde saldırgan davranışları tetiklediği ve ısırma vakalarında artışa neden olduğu görülüyor. Ayrıca, iklim değişikliği nedeniyle kahve üretiminde ciddi düşüşler yaşanıyor. Özellikle Arabica kahvesi iklim değişikliğine duyarlı olduğu için, bu kahvenin üretim alanlarının 2050 yılına kadar yarıya düşmesi bekleniyor. 

İklim değişikliği, gezegenimizin karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden biri... Sadece fiziksel çevremizi değil, aynı zamanda ruh sağlığımızı, sosyal ilişkilerimizi ve hatta günlük alışkanlıklarımızı da etkiliyor. Bu nedenle, iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve etkilerini azaltmak için bireysel ve toplumsal düzeyde harekete geçmek hayati önem taşıyor.  QNB  olarak iklim değişikliğinin yarattığı tehditlerin bilincindeyiz. Bu konuda toplumda farkındalık yaratmak, toplumu harekete geçirmek, onlara ilham vermek ve #Dünyayla1 olmak adına üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız. Bu sorumluluk bilinciyle, sürdürülebilirlik çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyor, çevresel etkimizi azaltmak ve daha yeşil bir gelecek için durmak bilmeden çalışmaya devam ediyoruz. 

Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, iklim değişikliğinin görünmeyen yüzünü de görmezden gelmemeli ve bu konuda daha fazla farkındalık yaratmalıyız.
#Dünyayla1 olmak için fark yaratmaya hazırız. 
 

Kaynaklar: 
National Geographic, Sarah Gibbens, “Climate change’s hidden threat: grief and trauma”
BBC Earth, Martin Montague, The invisible impact of climate change
İklim Değişikliği Başkanlığı, Temel Kavramlar 
Medical News Today, “What to know about eco-anxiety?” 
BBC, Roger Harrabin, “Climate change: Young people very worried – survey”
Wired, Matt Simon, “Feeling Climate Dread? You’re Not Alone”
NY Times, Claire Cain Miller, “Americans Are Having Fewer Babies. They Told Us Why.”
BBC, “Experts warn extreme weather could cause 'climate trauma' pandemic” 
APA, “Extreme Heat Contributes to Worsening Mental Health, Especially Among Vulnerable Populations”
PubMed, “Solastalgia: the distress caused by environmental change” 
Science.org, Lakshmi Supriya, “Climate change is making trees bigger, but weaker”
BBC, Katherine Latham, “Aircraft turbulence is worsening with climate change. Studying birds could help”
PHYS.org, Durham University, “Shrinking goats another indicator that climate change affects animal size” 
Euronews.com, Charlotte Elton, “Dogs could become more ‘hostile’ to humans as the planet heats up”
Sciencedirect.com, Dias, B. Martins, A. Martins, “Climate risks and vulnerabilities of the Arabica coffee in Brazil under current and future climates considering new CMIP6 models”