bildirim ikonu
Ana içeriğin başı

Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş, ekonomileri ve günlük yaşamı yeniden şekillendirmeye hazırlanan bir kavram olarak tarif edebileceğimiz enerji dönüşümü, bugün sadece teknolojik bir değişimi değil, aynı zamanda ve onun da ötesinde toplumsal bir dönüşümü de temsil eder hale geldi. 
Toplumsal değişimin önemli bir ayağını, tüm eksikliklere ve yeterince hızlı olmamasına rağmen, küresel enerji sistemlerinin yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi nedeniyle küresel iş gücü dönüşümü oluşturuyor. Bu yüzden mevcut ilerlemelerin devam etmesi durumunda önümüzdeki 5-10 yıl içinde dönüşümün gerektirdiği nitelikli işgücüne duyulan ihtiyacın daha da artacağı açık bir gerçek. 

Yenilenebilir Enerji İstihdamı Türkiye’de de Artıyor 
Nitekim, yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel ölçekte yaygınlaştırılmasını amaçlayan Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (International Renewable Energy Agency - IRENA) güncel verileri bu işgücünün durumu hakkında çarpıcı veriler sunuyor. IRENA’nın, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile işbirliği içinde hazırladığı “Yenilenebilir Enerji ve İstihdam: 2024, Yıllık İnceleme” adlı raporunda, dünya çapında yenilenebilir enerji istihdamında en az 16,2 milyon kişinin çalıştığı tahmin ediliyor. Sadece Çin, 7,4 milyon kişi ile küresel toplamın %45’ini oluşturuyor. Avrupa Birliği’nde (AB) 1,8 milyon, Brezilya’da 1,6 milyon, Amerika Birleşik Devletleri ve Hindistan ise her biri 1 milyonun biraz üzerinde insan bu alanda istihdam ediliyor. 

Kaynakların dağılımına baktığımızda ise güneş enerjisi (PV, fotovoltaik) işlerinin dünyanın toplam yenilenebilir enerji iş gücünün %44’ünü temsil ettiğini görüyoruz. Güneş enerjisini takiben biyoyakıt sektöründe 2,8 milyon, hidroelektrik sektöründe 2,3 milyon, rüzgar enerjisinde ise toplam 1,5 milyon kişi çalışıyor.  
IRENA’nın raporunda Türkiye’ye de değiniliyor. Türkiye’nin 2023 yılında 1,9 GW’lık rekor artışla kurulu kapasitede dünyanın en büyük 20 güneş enerjisi ülkesi arasında yer aldığına dikkat çekiliyor. IRENA, Türkiye'de 41 bin kişinin güneş enerjisi sektöründe, 5.100 kişinin ise rüzgar enerjisi sektöründe istihdam edildiğini tahmin ediyor. Bunun yanı sıra toplam küresel hidroelektrik istihdamının %2’sine sahip olarak bu alanda ilk 10’da yer aldığını da kaydediyor.

Enerji dönüşümünün işgücünün niteliği üzerindeki etkisi öyle hızla artıyor ki, örneğin ABD’de LinkedIn platformunda yer alan yenilenebilir enerji sektörü iş ilanlarının son beş yılda %237 arttığı, aynı dönemde petrol ve gaz sektöründe ise yalnızca %19'luk bir artış yaşandığı görülüyor. Ya da bir başka gelişmiş ülke Birleşik Krallık’ta, yenilenebilir enerji sektöründe yaratılan iş sayısı, genel istihdam pazarından dört kat daha hızlı büyüyor.

Hâl böyle olunca, daha fazla gencin bu alana girmesini teşvik edecek  uygulamaların yapılması acil bir ihtiyaç gibi görünüyor. Dolayısıyla bir yandan genç nüfusun enerji dönüşümü hakkında etkili bir eğitimden geçmesi, bir yandan da bu yeni işlere yönlendirilmeleri gerekiyor. 
Örneğin AB bu yola çoktan girdi bile. Enerji Dönüşümü Kariyer Rehberi (Energy Transition Career Compass –ETCC) adlı dijital bir araç oluşturan AB, gençleri sürdürülebilir enerji alanındaki kariyer fırsatlarına yönlendirmeye çalışıyor. Giderek büyüyen bu platform, şu anda her bir mesleğin detaylarını, hangi yetkinlik ve beceriler gerektirdiğini açıklayan 100’den fazla iş tanımını içeriyor.

Enerji Depolama Uzmanı Aranıyor!

Peki, bu yeni işgücü ne gibi işlerde görev alacak? Görünen o ki küresel çapta en büyük etkiye sahip yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olarak kendini kanıtlayan güneş enerjisinin öne çıkarıyor. Güneş paneli montajcılarına, fotovoltaik santrallerde bakım teknisyenlerine ve uzman satış personellerine fazlasıyla ihtiyaç olacak.
Keza rüzgar enerjisi sektöründe de, rüzgar türbini bakım teknisyenleri, rüzgar türbini mühendisleri ve rüzgar santrali operatörlerinin de sayıları bir hayli artacak. Sanayi ve inşaat sektörlerinde ise enerji verimliliği uzmanı ve fabrikaların karbon ayak izini azaltmaya yönelik anahtar bir rol oynayan sanayi karbonsuzlaştırma sorumluları da önemli görevler üstlenecek. 

Yanı sıra enerjinin yerelleşmesiyle tüketimi ve enerji bağımsızlığını optimize etmek adına uzmanlaşan elektrik mikroşebeke yöneticisi, yenilenebilir enerji arzını dengelemede hayati öneme sahip olan enerji depolama uzmanları öne çıkan meslekler arasında olacak. Ayrıca, elektrikli araç şarj altyapıları sorumlusu, yenilenebilir enerji varlık yöneticileri, tüm yeni teknolojileri güvence altına almak adına yenilenebilir enerji sistemlerine dönük siber fiziksel güvenlik analistleri de bahsi geçen dönüşümün kritik noktalarında yer alan meslekler arasında gösteriliyor. Gelişen yenilenebilir enerji sektörünün, ileri düzey üretim, veri analizi, yapay zeka ve otomasyon gibi özel ve yatay becerilere sahip profesyonellere olan talebini artıracağı da aşikar. 

Ayrıca ekonomi ve finans alanında da yeni nitelikli işlerin sayısı artacak gibi. Örneğin yatırımları sürdürülebilir projelere yönlendirerek şirketlere geçişlerinde destek veren yeşil finans danışmanı ya da başta sanayi olmak üzere özel sektörün çevresel etkilerini azaltarak atıkları yeniden değerlendiren döngüsel ekonomi yöneticisi ve şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini yöneterek faaliyetlerini iklim hedefleriyle uyumlu hale getiren ekolojik geçiş yöneticisi, gözde işler arasında yer alacak. 
Tabii tüm bu mesleklerin yükselişi, becerilerin de hızla artışını gerektiriyor.

Üniversite derslerinden özel sertifikalara kadar eğitim programları da geçişi desteklemek adına değişiyor. Hatta öyle ki, bu meslekleri seçmek, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmayı ve hızla büyüyen fırsatlar dünyasına adım atmayı seçmek anlamına geliyor. Yarının dünyasının iş becerileri tam da bunun farkında olarak düşünsel bir evrim geçirmekten geçiyor. 

Tarih: 18 Nisan 2025