İklim değişikliğinin etkileri artık yadsınamaz bir gerçek ve gezegenimizin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Gıda ve su sıkıntısı, siyasi istikrarsızlık, göç ve çatışmalar gibi sonuçları olan iklim değişikliğiyle mücadele, tüm dünya ülkelerinin ortak çabası ve iş birliğini gerektiriyor. Bu iş birliği kapsamında, her yıl farklı bir ülkede düzenlenen uluslararası iklim konferansı COP28'de neler yaşandığını ve COP’un tarihçesini özetledik.
COP Zirvesi Nedir?
COP Zirvesi, Birleşmiş Milletler tarafından her yıl düzenlenen ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ni (UNFCCC) imzalayan tüm ülkelerin katıldığı bir iklim zirvesidir. İngilizce'de "Conference of Parties" yani "Taraflar Konferansı" anlamına gelen kelimelerin baş harflerinden oluşan "COP Zirvesi" adı buradan gelmektedir.
COP28, 30 Kasım- 12 Aralık 2023 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai şehrinde gerçekleşti. Zirvenin ana teması, iklim eylemlerini hızlandırmak ve Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmaktı. BM İklim Değişikliği Konferansı’nın bu yılki ev sahibi ise Azerbaycan olacak. 11-22 Kasım 2024 tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan COP29, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleşecek.
COP28'den Çıkan Önemli Sonuçlar
COP28 zirvesinde, iklim kriziyle mücadelede önemli adımlar atıldı ve geleceğe yönelik umut verici kararlar alındı.
- Fosil Yakıtlardan Yenilenebilir Enerjiye Geçiş: COP28, ülkelerin fosil yakıt kullanımını aşamalı olarak azaltma ve yenilenebilir enerjiye geçiş taahhüdünde bulunduğu tarihi bir zirve oldu. 118 ülke, yenilenebilir enerji çalışmalarını üç katına çıkarma sözü verdi.
- Net Sıfır Hedefi: Petrol ve gaz sektörünün önde gelen 50 şirketi, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini taahhüt etti. Bu hedef doğrultusunda, metan emisyonlarının sıfırlanması ve rutin alev yakmanın 2030'a kadar sona erdirilmesi gibi somut adımlar atılacak.
- Ulusal İklim Taahhütleri ve Küresel Stok Değerlendirmeleri: Ülkeler, iklim eylemini hızlandırmak için yenilenebilir enerji kapasitelerini artırma, enerji verimliliğini iyileştirme ve fosil yakıt sübvansiyonlarını azaltma konusunda teşvik edildi. Ulusal İklim Taahhütleri, 1.5°C sıcaklık artışı hedefini tutturmak için kritik öneme sahip.
- Kayıp ve Zarar Fonu: İklim değişikliğinin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki mali yükünü hafifletmek amacıyla bir fon oluşturuldu. Avrupa Birliği ve diğer 15 ülke, bu fona toplamda 655 milyon dolar katkıda bulunacaklarını açıkladı. Türkiye de bu fondan yararlanma talebini dile getirdi.
- Gıda Sistemleri Deklarasyonu: 159 ülke, sürdürülebilir tarım ve iklim eylemi konusunda bir deklarasyon imzaladı. Gıda ve gıda sistemlerinin 2025 yılına kadar ülkelerin Ulusal İklim Taahhütlerine entegre edilmesi hedefleniyor.
COP28’de Türkiye Hangi Girişimlere Katıldı?
Türkiye COP28’e binin üstünde temsilciyle katıldı. İklim Değişikliği Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Türkiye dokuz girişimin de katılımcısı oldu.
- Türkiye İklim Kulübü’nün bir parçası oldu. Endüstrilerin karbonsuzlaşması hedefinde olan bu grup G7 Zirvesinde Almanya öncülüğünde hayata geçmişti.
- AB’nin öncülük ettiği Kritik Ham Maddeler Kulübü de Türkiye’nin katılımcısı olduğu girişimlerden biri oldu.
- Türkiye, Dayanıklı Gıda Sistemleri, Sürdürülebilir Tarım ve İklim Eylemine ilişkin Emirlik Deklarasyonu’na da üye oldu. Bu grupta tarımda ve gıda sistemlerinde su kullanımının iyileştirilmesi hedefi var.
- Türkiye Buzul Dostları Grubu’nun da bir parçası oldu.
- Kanada ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ortak liderliğindeki Beton ve Çimentoda Atılım girişimi küresel salımların yüzde 60’ından sorumlu sektörleri kapsıyor.
- BAE'nin öncülüğünde kurulan İklim İçin Mangrov İttifakı da Türkiye’nin katıldığı girişimlerden biri.
- İklim değişikliğinin özellikle çocukları olumsuz biçimde etkilediğini kabul eden Türkiye, Eğitim ve İklim Değişikliği Ortak Gündemi Bildirgesi’ne katılan ülkelerden biri oldu.
- Türkiye, İklim ve Sağlık Deklarasyonu’na da katıldı. Bu grup sağlık sistemlerinin dönüştürülmesine ve ihtiyaç sahibi topluluklar için uyum programları düzenliyor.
- Türkiye’nin bir parçası olduğu girişimlerden bir diğeri de İklim Eylemi İçin Yüksek Hedefli Çok Düzeyli Ortaklıklar Koalisyonu (CHAMP). Bu girişim iklim stratejilerinin planlanması, finansmanı, uygulanması ve izlenmesini taahhüt ediyor.
COP29'a Doğru: İklim Eyleminde Kritik Bir Dönüm Noktası
Dünya, iklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyor. Kasım ayında Bakü'de düzenlenecek olan COP29, bu küresel krize karşı verilen mücadelede kritik bir dönüm noktası olma potansiyeli taşıyor. Azerbaycan'ın ev sahipliğinde gerçekleşecek zirvede, dünya liderleri, politika yapıcılar ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek iklim eylemini hızlandırmak ve Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için müzakereler yürütecek. Zirveye Azerbaycan Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Muhtar Babayev başkanlık edecek. Ülkenin dışişleri bakanı Yalchin Rafiyev ise baş müzakereci olarak görev alacak.
COP29'dan Neler Bekleniyor?
- COP29'un en önemli konusunun iklim finansmanı olacağı öngörülüyor. Küresel ve ulusal düzeyde finansal akışların Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi, gelişmekte olan ülkelere aktarılan 100 milyar dolarlık yıllık iklim finansmanının artırılması ve bu finansmanın çarpan etkisiyle kullanımı için özel sektörün katılımı ve yatırım finansmanı faizlerinin düşürülmesi öne çıkan başlıklar.
- COP29’da katılım gösteren ülkelerin çalışmaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir enerjiye geçiş bağlamında stratejik önem taşıyor. Yenilenebilir enerji kaynakları, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında ve iklim değişikliğinin hafifletilmesinde kritik bir rol oynuyor. Bu nedenle zirvenin ana başlıklarından birinin yenilenebilir enerjiye geçiş süreci olacağını söyleyebiliriz.
- COP29’un önemli başlıklarından biri de COP28’de ve önceki yıllarda verilmiş olan sözlerin ne kadar gerçeğe dönüştüğü. İklim değişikliğiyle mücadele yolculuğunda eylemlerimizde geç kalırsak ve hemen harekete geçmezsek, birkaç yıl içinde 1,5 °C hedefini riske atabileceğimiz daha kötü senaryolarla karşı karşıya kalacağız. Bu nedenle COP29’da ulusal taahhütler (NDC) açısından yeni ve daha yüksek hedeflerin ortaya konulması da bekleniyor.
- AB ve ABD'nin yeşil dönüşüm politikalarını (CBAM, sınırda vergi, ormansızlaşma tüzüğü vb.) en büyük ticaret ortaklarıyla yeniden değerlendirme ve geçiş sürecini müzakere etmesi bekleniyor. Bu müzakerelerde henüz Türkiye’nin adı geçmiyor.
- COP29 Başkanlığı, iklim eylemini hızlandırmak ve resmi müzakere gündemini tamamlamak amacıyla “Eylem Gündemi” çerçevesinde oluşturulan “COP29 Başkanlığı İnisiyatifleri”ni açıkladı. Bu inisiyatiflerden özellikle, İklim Finansmanı, Yatırım ve Ticaret Üzerine Bakü İnisiyatifi (BICFIT), İklim Dayanıklılığı İçin İnsan Gelişimi Üzerine Bakü İnisiyatifi ve Dayanıklı ve Sağlıklı Şehirler İçin Çok Sektörlü Eylem Yolları (MAP) gibi birçok girişim, kesişen sektörler arası sinerjileri entegre ederek ele alıyor.
- Tarihi zirve öncesi COP28’den çıkan sonuçlara ve Taraflar Konferansı’nın tarihçesine bir göz atalım.
Maddelerle COP tarihçesinden öne çıkanlar
İlk Adımlar (COP1 - COP2)
COP1 (1995, Berlin): İklim değişikliğiyle mücadele için küresel müzakerelerin başlatılması hedeflendi. Ulusal Katkı Beyanları (NDC) ve karbon emisyonu azaltımı konuları ilk kez gündeme geldi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında sorumluluk paylaşımı konusunda ilk anlaşmazlıklar yaşandı.
COP2 (1996, Cenevre): ABD, iklim değişikliğiyle mücadele için bağlayıcı emisyon azaltımının gerekliliğini kabul etti.
Kyoto Protokolü Dönemi (COP3 - COP14):
COP3 (1997, Kyoto): Gelişmiş ülkelerin karbon emisyonlarını azaltmalarını zorunlu kılan Kyoto Protokolü imzalandı. Gelişmekte olan ülkelere sadece sera gazı envanteri raporu sunma yükümlülüğü getirildi.
Yeni Anlaşma Arayışları (COP15 - COP20):
COP18 (2012, Doha): Dünya Bankası, 2100'e kadar 4 derecelik küresel sıcaklık artışı öngördü. Kyoto Protokolü'nün ikinci taahhüt dönemi ve 2020 sonrası için yeni bir anlaşma görüşüldü. Paris İklim Anlaşması'nın temelleri atıldı.
COP19 (2013, Varşova): İklim değişikliği kaynaklı kayıp ve zararlar konusu gündeme geldi ve Varşova Uluslararası Kayıp ve Zarar Mekanizması kuruldu.
Paris Anlaşması ve Sonrası (COP21 - COP28)
COP21 (2015, Paris): 196 ülkenin katılımıyla Paris İklim Anlaşması imzalandı. Küresel ısınmayı 1,5 derecede tutmayı hedefleyen anlaşma, ülkelerin Ulusal Niyet Beyanlarını (NDC) sunmalarını öngördü.
COP26 (2021, Glasgow): Metan gazı emisyonlarının azaltılması ve kömür kullanımı ilk kez detaylı olarak ele alındı.
COP27 (2022, Şarm El-Şeyh): Kayıp ve zararlar ana gündem maddesiydi, ancak Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji krizi daha çok konuşuldu. Fosil yakıtların kullanımının azaltılmasında kararlılık azaldı.
COP28 (2023, Dubai): Fosil yakıtlardan çıkış ve karbon nötr bir dünya için tartışmalar devam etti.
Kaynak:
İklim Değişikliği Başkanlığı, Ülkemizin COP28'de Katıldığı Girişimler
Yeşilhat, Tarihi Kararlar, Tartışmalar Ve Krizler: COP’un 28 Yıllık Tarihi