Kadınlara Yönelik Mikro Kredilendirme Cinsiyet Eşitsizliğini Ortadan Kaldırabilir Mi?
Mikro krediler, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına ve toplumsal statülerini yükseltmelerine yardımcı olan güçlü bir araç. Küçük ölçekli bu krediler, geleneksel bankacılık sisteminin dışında kalan ve genellikle teminat gösteremeyen kadınlara sunulan bir fırsat olarak nitelendirilebilir.
Gelin, kadınlara yönelik mikro kredilendirmenin cinsiyet eşitsizliğine olan etkisinden önce mikro kredi nedir, kadınlar için neden önemlidir, inceleyelim.
Mikro kredi nedir?
Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı “Yoksullukla Mücadelede Mikro Kredi Uygulamaları ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Proje Destekleri” çalışmasına göre mikro kredi, düşük kredilerle ticari bankalar tarafından uygulanan normlara uygun olmayan düşük gelirli veya geliri olmayan insanları kapsayan, herhangi bir kefalet veya ipotek işlemi gerektirmeyen bir borç verme yöntemi olarak tanımlanıyor. Bir başka tanımla ise mikro kredi, kolay verilebilen, prosedürü az olan bir kredilendirme sistemi olup; resmi (formel) mali kuruluşlardan kredi alma olanağı bulunmayan, yoksulluk çizgisinin en altında bulunan (yoksulun yoksulu) insanlara, yani bir ekonomik fırsat veya küçük meblağda bir nakit kaynağı buldukları takdirde “girişimci” haline gelerek yoksulluktan kurtulabilecek kişilere, iş yapmaları için verilen geri ödeme taahhüdüne dayanan bir sistem.
Mikro krediler, kadınların kendi işlerini kurmalarına veya mevcut işlerini büyütmelerine olanak tanıyor. Bu sayede kadınlar, gelir elde etmeye başlıyor ve ailelerinin geçimine katkıda bulunabiliyor. Ekonomik bağımsızlık, kadınların özgüvenlerini artırıyor ve karar alma süreçlerine daha fazla katılmalarını da sağlıyor.
Mikro krediler, kadınların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel açıdan da güçlenmelerine yardımcı olan uygulamalar. Kredi grupları aracılığıyla kadınlar, birbirleriyle dayanışma içinde oluyor, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuyor. Bu, kadınların sosyal ağlarını genişletmesine ve toplumsal hayata daha aktif katılımlarını da teşvik ediyor.
Kadınlar için mikro kredilendirme sistemi nasıl başladı?
1983'te, Profesör Muhammed Yunus, düşük gelirli kadın gruplarına verilen çok küçük krediler olan mikro kredinin, kadınları yoksulluktan kurtarmanın bir yolu olduğuna inanarak Bangladeş’de Grameen Bank'ı kurdu. 30 yıl sonra, mikro kredi sektörü büyük bir büyüme göstererek 211 milyon müşteriye ulaştı. 2020'de küresel mikro finans pazarının 156,7 milyar ABD doları olduğu tahmin ediliyor ve 2026'ya kadar 304,3 milyar ABD dolarına çıkacağı öngörülüyor.
Ne yazık ki, birçok finans kuruluşunun ataerkil politikalar uygulaması, karmaşık risk formülleri ve %100'ü aşabilen faiz oranları nedeniyle mikro kredilendirmenin orijinal amacı büyük ölçüde kayboldu. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) “Kadınlara Yönelik Mikro Kredilendirme, Cinsiyet Farkını Nasıl Giderebilir Ve Küresel Yoksulluğun Hafifletilmesine Nasıl Yardımcı Olabilir?” başlıklı makalesine göre bu tür uygulamalar, yoksul kadın girişimcilerin ve küçük çiftçilerin işlerini büyütmek ve sürdürmek için uygun maliyetli sermaye elde etmesini engelliyor; hatta daha da kötüsü, onları borç batağına sürüklüyor.
Dünya Ekonomik Forumu, küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının 131 yıl süreceğini öngörüyor. Bu nedenle WEF, Kadınların ve kız çocuklarının karşılaştığı yapısal engelleri ortadan kaldırmak için bütünsel yaklaşımlar uygulayarak ve hiçbir zaman krediyle değil, kadınların kendi yeteneklerinin faydalarını elde etmelerini desteklemekle ilgili olan mikro kredinin ruhunu yeniden canlandırarak bu zaman çizelgesini kısaltabileceğimizi söylüyor.
Finansal sistemlerdeki cinsiyet eşitsizliği nasıl ortadan kalkar?
Düşük gelirli kadınlara hizmet veren finansal kuruluşlarla güçlü iş birlikleri kurmak, başarı için kritik öneme sahip. Ancak bu, sadece iyi niyetle sınırlı kalmamalı, kapsamlı bir yaklaşım gerektirmeli. Bu hedef için finansal kuruluşlar, haneler, topluluklar ve elbette kadınlarla birlikte çalışmak gerekiyor.
Bu çabanın temel unsurları arasında şunları sayabiliriz:
- Erkekleri cinsiyet önyargılarını değiştirmeleri ve bu konuda eğitilmeleri için teşvik etmek,
- Kadın girişimcilere daha fazla kredi sağlamak amacıyla düşük maliyetli kredi fonları oluşturmak,
- Kadınların finansal kimliklerini oluşturmalarına yardımcı olmak, bu kapsamda finansal kuruluşlara dijitalleşme konusunda teknik destek sunmak,
- Kadın girişimcilere işlerini nasıl ve neden büyütecekleri konusunda eğitim vermek ve onlara finansal, dijital ve sağlık hizmetlerini bir arada sunmak.
Mikro krediler kadının güçlenmesinde tek başına yeterli mi?
T.C. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan “Kadınları Güçlendirme Mekanizması Olarak Mikrokredi” çalışmasına göre mikrokredi, kadınların güçlenmesinde önemli bir rol oynayabilir. Ancak, sadece krediye erişim sağlamak yeterli değil. Kadınların içinde bulundukları koşulları iyileştirirken aynı zamanda toplumdaki konumlarını da güçlendirmeye yönelik farklı mekanizmalarla desteklenmeli. Bu, hem pratik hem de stratejik toplumsal cinsiyet ihtiyaçlarını aynı anda ele almayı gerektirir.
Bu çalışmanın sonucuna göre kadınların güçlenmesi için bilinçlenme, örgütlenme, harekete geçme, karar alma süreçlerine katılım ve kendi yaşamları başta olmak üzere yaşamlarını etkileyen tüm süreçlerde kontrol sahibi olmaları önem taşıyor. Ayrıca, kadınların maruz kaldığı baskıları yaratan kurumlar, süreçler, ideolojiler, güç ve toplumsal cinsiyet ilişkileri sorgulanmalı ve dönüştürülmeli. Bu nedenle, güçlendirme, tüm kalkınma programlarında ve mikro kredi projelerinde temel bir perspektif ve politika haline gelmeli. Çalışmada mikro kredinin kadınların güçlenmesini etkileyen pek çok sebebi tek başına çözemeyeceğinin, sadece bir araç olduğunun ve kadınların karşılaştığı bazı sorunların daha geniş sosyo-ekonomik koşullar ve eşitsizliklerden kaynaklandığının da altı çiziliyor.
Mikro kredilerin kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesine önemli katkılar sağlayan etkili bir araç olduğunu biliyoruz. Ancak sistemin karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmek ve mikro kredilerin etkisini daha da artırmak için, kadınların güçlenmesi gerektiğini de belirtmek gerekir. Cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırabilmek için daha çok çalışmamız gerekiyor.
QNB olarak “Hedefimiz Eşit Bir Dünya!” diyoruz
Bloomberg Cinsiyet Eşitlik Endeksi'ne (GEI) giren ve UN Women prensiplerini (Women's Empowerment Principles-WEPs) imzalayan QNB olarak, “Hedefimiz Eşit Bir Dünya!” diyerek Kadir Has Üniversitesi iş birliğiyle iş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitliğini (TCE) sağlamak ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmak amacıyla, 2022’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eylem Planı'nı uygulamaya koyduk. Kapsayıcı ve eşitlikçi bir iş ortamı yaratmak, cinsiyete dayalı önyargıları ortadan kaldırmak ve dilde eşitlik sağlamak için tasarladığımız plan kapsamında, işe alım, terfi ve ücretlendirme süreçlerinde eşitlik ilkelerini benimseyerek, kadınların yönetim kademelerinde daha fazla temsil edilmesini hedefledik. Plan dahilinde, BM’nin 17 SKA’sından biri olan 5 numaralı amacın başarılmasına katkıda bulunmak ve daha adil bir iş ortamı yaratmak amacıyla cinsiyet ayrımcılığını önleme, eşitlikçi bir dil ve kültür oluşturma ve farkındalık eğitimleri verme gibi uygulamaları yürütüyoruz.
Bu rehber, toplumsal cinsiyet eşitliğine dair temel kavramları açıklıyor, çalışma hayatında cinsiyet ön yargılarının farkına varmak için araçlar sunuyor, cinsiyet ayrımcılığını engellemek için yöntemler öneriyor ve insan kaynakları ve iletişim çalışmaları için ilkeler belirliyor.
QNB Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eylem Planı ile sektörde fark yaratarak sadece farkındalık değil, cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya büyük ölçekli katkılar sunan gerçek bir değişimi de hedefliyoruz.
Kaynaklar:
https://www.weforum.org/agenda/2024/01/microlending-women-entrepreneurs-gender-gap-poverty/
https://www.aile.gov.tr/media/2525/ozgunbaltaci.pdf