bildirim ikonu
Ana içeriğin başı

BM, hükümetlerin son iklim taahhütleri sayesinde küresel sera gazı emisyonlarının önümüzdeki 10 yıl içinde azalacağını ancak bunun giderek hızlanan iklim değişikliğini ve ona bağlı gelişen aşırı hava olaylarını önlemeye yetecek kadar hızlı olmayacağını açıkladı.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Sekreterliği’nin hazırladığı “2025 Ulusal Katkı Beyanları (NDC) Sentez Raporu” isimli analizde, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele planlarının hayata geçirilmesi halinde, atmosfere salınan ve gezegenin ısınmasına neden olan sera gazı miktarının 2019 seviyelerine göre 2035 yılına kadar %10 azalacağı belirtildi. Bu hesaplama ile UNFCCC ilk kez, 1990'dan bu yana sürekli artan küresel emisyonlarda istikrarlı bir düşüş öngörmüş oldu.

Öngörülen %10'luk azaltım, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 1,5 derecede sınırlamak için 2035 yılına kadar gereken %60’lık emisyon azaltımının oldukça altında. Bilim insanları, 1,5 derece eşiğinin aşılması halinde çok daha ciddi çevresel etkilerin ortaya çıkacağını söylüyor.

Aradaki bu fark, 10 Kasım’da Brezilya'da başlayacak iki haftalık COP30 iklim zirvesi öncesinde ülkelerin çabalarını artırmaları yönündeki baskıyı şiddetlendiriyor. UNFCCC Başkanı Simon Stiell, “İnsanlık, emisyon eğrisini ilk kez açıkça aşağı doğru büküyor ancak henüz yeterince hızlı değil” dedi.

Ekonomik ve jeopolitik zorluklar nedeniyle birçok ülke daha iddialı iklim hedefleri sunma konusunda yavaş davrandı. UNFCCC Sentez Raporu’nda, nihai iklim planlarını BM’nin son tarih olarak belirlediği Eylül ayına kadar sunan 64 ülkenin NDC’lerini inceledi. Bu ülkeler küresel emisyonların yalnızca %30’unu oluşturuyor.

Yanı sıra değerlendirme hâlâ bazı belirsizlikler içeriyor. Örneğin, Trump'ın iptal etmesi beklenen 2024 ABD emisyon azaltım taahhüdü analiz içerisinde yer aldı. Ancak Trump, beklenildiği gibi planı iptal ettiğinde, ABD’nin gelecekteki emisyon seyri belirsiz bir hâl alacak.

UNFCCC, daha kapsamlı bir değerlendirme sunmak için, Çin, AB ve Türkiye gibi ülkelerin duyurduğu ancak henüz resmen sunmadığı hedefleri de içeren küresel bir analiz hazırladığını belirtti.

Tarih: 03 Kasım 2025