bildirim ikonu
Ana içeriğin başı

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında yer alan demir-çelik, alüminyum ve çimento gibi ürünlerin emisyon verilerine ilişkin yapılan yeni analizler, ülkeler bazında ihracatçılar üzerindeki maliyet etkisinin önceki taslak verilere göre belirgin şekilde arttığını gösteriyor. Yeni değerler, AB’ye ithal edilen her 1 ton ürün için üretim tesisine ve menşeine göre oluşacak ek SKDM maliyetini, fiyatlara yansıyacak yüzde artışını ve tedarik rotalarının risk düzeyini yeniden şekillendiriyor.

Reuters’ta yer alan habere göre, alüminyum, çimento ve diğer emtiaların AB'ye ithalatı, beklenenden daha yüksek maliyetlerle karşılaşabilir. Haberde yer alan bilgiye göre Brüksel, işlenmemiş alüminyum için referans değerini, önceki taslakta 1,464 olan değerden, ton başına 1,423 CO2 emisyonu olarak sabitlemeyi planlıyor. Gri çimento klinkerinin referans değeri 0,693'ten 0,666'ya düşerken, sıvı amonyaklı gübrenin referans değeri ise 0,471'den 0,457'ye geriledi.

Reuters'ın taslak değerler ve AB'nin ton başına 80 euro olan karbon fiyatına dayanarak yaptığı hesaplamalara göre, Ocak-Ağustos 2025 döneminde AB'nin en büyük tedarikçisi olan Mozambik'ten gelen birincil alüminyum, varsayılan değerler altında yaklaşık 168 euro/ton SKDM vergisiyle karşı karşıya kalacak. Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden yapılan ithalatlara ton başına yaklaşık 51 euro vergi uygulanacak. Londra Metal Borsası'nda alüminyumun ton başına fiyatı şu anda yaklaşık 2.900 dolar civarında.

Morgan Stanley analistlerine göre, sıcak haddelenmiş rulo sac üzerindeki SKDM maliyetleri ise; Güney Kore için ton başına 80 eurodan başlayarak Çin için 174 euro, Hindistan için 270 euro ve Endonezya için 600 euronun üzerine kadar çıkacak.

 

Türkiye En Çok Etkilenecek İlk 5 Ülke Arasında

Yapay zeka temelli bir SKDM düşünce kuruluşu olan Materia’nın yeni veriler ışığında hazırladığı son analiz ise, SKDM’nin AB’ye ithal edilecek her metrik ton ürünün maliyetini önümüzdeki sekiz yılda ortalama %28.9 etkileyeceğini ortaya koyuyor. Bu etki 2026 yılı itibarıyla %17.5 iken, kademeli bir artışla 2034 yılına gelindiğinde %38.4’ü bulacak.

Ülkeler bazında baktığımızda ise en çok etkilenen beş ülke sırasıyla Hindistan, Kazakistan, Rusya, Türkiye ve Avustralya olacak. Birinci Hindistan, 2034’e kadar olan sekiz yıllık periyotta SKDM’den her metrik ton başına ortalama maliyetlerde %42,3 etkilenirken, dördüncü sırada yer alan Türkiye ortalamada %36,6 maliyet artışı yaşayacak.

Dünyanın en büyük ihracat ülkesi olan Çin de, SKDM’nin yol açtığı maliyet artışlarından etkilenen ülkeler arasında ön sıralarda. 2034’e kadar olan süreçte Çin ürün maliyetlerinden ortalama metrik ton başına %32.8 oranında etkileniyor. Donald Trump yönetiminde gümrük vergilerini ticaret savaşlarında önemli bir araç alarak kullanan ABD ise, ortalama %16.5 maliyet artışıyla önümüzdeki 8 yılda SKDM’den etkilenen ülkeler arasında 15. sırada yer alıyor. Brexit ile AB’den ayrılan Birleşik Krallık üzerindeki SKDM maliyet etkisinin ise %15 olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

SKDM maliyet etkisinin özellikle kritik çelik ürünlerinde tüm ülkeler için önceki referans değerlerin anlamlı ölçüde üzerine çıkması dikkatleri çekiyor. Yeni referans değerlerin bazı ürünler konusunda genel fotoğrafı tamamen değiştirdiğini ve bunun kendisini de şok ettiğini söyleyen Materia’nın CEO’su ve kurucusu Francesco Martella, özellikle demir-çelik ürünlerinin maliyetleri üzerindeki SKDM etkisinin inanılmaz artışının altını çizdi. Eski geçiş değerleri altında demir-çelik ürünlerinde SKDM etkisinin yaklaşık %15,5 civarında olduğunu dile getiren Martella, “Yeni taslak geçici kıyaslama referans değerinde bu oran yaklaşık %24,8'e yükseliyor ve 2026'dan itibaren daha dik bir maliyet eğrisi başlıyor” dedi. Bunun sadece bir örnek olduğunu, etkinin, ürüne, ülkeye ve sürece göre değiştiğini dile getiren Martella, “Ancak eğilim açık: SKDM daha hızlı ve yüksek etki gösterecek ve tedarikçiler arasında daha geniş bir alanda yayılım yaşayacak” ifadesini kullandı.

Yeni analizin, ihracatçıların iklim geçiş risklerinin finansal etkisini düşük gördüğü mevcut algının aksine, çok daha yüksek bir maliyet baskısına işaret ettiği açık. Üstelik bu sadece ilk aşama; SKDM tesis bazlı uygulanmasıyla aynı ülke içindeki fabrikalar arasında da ciddi maliyet farkları ve riskleri ortaya çıkabilir.

Tarih: 19 Aralık 2025