200'den fazla sağlık ve kalkınma örgütünü bir araya getiren Küresel İklim ve Sağlık İttifakı'nın (GCHA) yeni raporuna göre, fosil yakıtlar insan yaşamının istisnasız tüm aşamalarını etkiliyor. Raporda, fosil yakıtların çıkarılmasının ve kullanımının etkilerinin eşitsiz dağıldığı; yerli halklar, azınlıklar ve düşük gelirli nüfuslar gibi grupları en çok etkilediği ve savunmasız topluluklardaki var olan sağlık eşitsizliklerini daha da kötüleştirdiği belirtiliyor.
Rapor, Nijerya'daki petrol sızıntılarından Hindistan'daki kömür kirliliğine kadar her bölgeden 600'den fazla bilimsel çalışmayı, dünya genelinden vaka çalışmalarını ve etkilenen topluluklar ile sağlık profesyonellerinin ifadelerini bir araya getiriyor.
Rapora göre fosil yakıt faaliyetlerinden kaynaklanan kirleticilerin vücuda girmesinin üç ana yolu var: temas veya emilim, yutma veya soluma.
Çocuklar, yetişkinlerden daha hızlı nefes aldıkları ve vücut ağırlıklarına oranla daha fazla hava ve havanın taşıdığı kirleticileri içlerine çektikleri için solunum yoluyla alınan maddelere karşı özellikle savunmasız konumda. Ayrıca bu kirleticiler dar hava yollarına daha fazla zarar verebilir.
Yanı sıra petrol ve doğal gaz tesisleri, rafineriler ve benzin istasyonları gibi fosil yakıt faaliyetlerine doğrudan maruz kalan çocuklarda, özellikle lösemi olmak üzere daha yüksek kanser oranları görülüyor.
Çalışmada kömür, petrol ve doğal gazın etkilerinin çıkarılmadan ve işlenmeden önce bile başladığı belirtiliyor. Fosil yakıt keşif ve saha geliştirme çalışmaları çoğu zaman çevresel yıkıma yol açıyor, temiz suya erişimi engelliyor, havayı kirletiyor ve bazen de insanları evlerinden ediyor. Raporun referans gösterdiği Teksas'ta yapılan bir araştırmada, gaz sondajı yapılan dönemlerde astımlı çocuklarda hastaneye yatışların arttığı tespit edildi. Kolombiya'da yapılan bir başka araştırmada ise açık ocak madenlerinden kaynaklı toz ve kirli havaya maruz kalan kişilerde DNA hasarı oluşma olasılığının daha yüksek olduğu görüldü.
Küresel İklim ve Sağlık İttifakı'nın kampanya lideri ve çalışmanın ortak yazarı Shweta Narayan, rapor üzerinde bir yıldan uzun süredir çalıştıklarını belirtti ve “Karşı karşıya olduğumuz sorunun boyutunu göstermek önemliydi. Kapsamı ve ölçeği anlamadığınız sürece iklim eylemi için uygun politikaları savunamazsınız” dedi.
Tarih: 02 Ekim 2025